VOLVO CARS VE BOWERS & WILKINS 

İKİ ÖNCÜYÜ BİRLEŞTİREN SOUND

Volvo Otomobillerine gerçek sesi getirmek için çalışan Hi-Fi uzmanı ile tanışın.

1966 müzik için önemli bir yıldı. Beatles, Beach Boys ve Bob Dylan kültürel manzarayı bütünüyle dönüştüren, devrim yaratan albümler çıkardılar. Ama Lennon ve McCartney ve çağdaşları müziğin üretim şeklini bütünüyle değiştirmekle uğraşırken, John Bowers adında bir klasik müzik meraklısı dikkatini ve uzmanlığını müziği dinleme şeklimizi değiştirmeye vermişti.

“Gerçek ses”in peşinde

İngiltere’nin sessiz ve sakin West Sussex şehrindeki küçük bir televizyon tamir dükkanı bir müzik devrimi yapacak bir yere benzemeyebilir; ama burası John Bowers’ın daha sonraları bütün dünyadan ciddi müzikseverlerin tercih ettiği hoparlör haline gelecek hoparlörü ilk tasarlamaya ve üretmeye başladığı yerdi. Sevdiği klasik müzik parçalarının stereo kayıtlarının canlı performansın heyecanını ve canlılığını hemen hemen hiç yansıtmadığını fark eden Bowers, dinleyenin müziği saf, tatmin edici ve sanatçının amacına mümkün olduğunca sadık bir şekilde yaşamasına olanak tanıyacak bir hoparlör tasarlamaya koyuldu. Bowers buna “gerçek ses” (true sound) adını veriyordu. Şu anda, aradan elli yıl geçtikten sonra, nerede bir üst düzey ses deneyimi önemliyse, Bowers & Wilkins’in “gerçek  ses”ini bulacaksınız; ister dünyaca ünlü Abbey Road stüdyoları olsun, ister Primavera Ses Festivali, ister en son Volvo otomobilleri. 

Mükemmel uyumlu bir işbirliği

Volvo Cars ve Bowers & Wilkins birçok ortak noktaya sahip. Her iki şirket de gurur dolu bir geleneğe, mükemmel mühendislik tutkusuna ve ayrıntılara gösterilen adeta saplantı boyutunda özene sahip. Ama en önemlisi, her iki şirket de her şeyi insanların ihtiyaçlarını karşılama amacı çerçevesinde tasarlıyor. Böylece, Volvo otomobillerinin yeni 90 serisi için lüks bir ses sistemi üretmek gündeme geldiğinde, doğal olarak, Bowers & Wilkins’in uzman mühendisleri ilk günden işin içindeydi.


Mükemmel uyum içinde çalışan bir işbirliğiydi ve sonuç da üstün sesi harika İskandinav tasarımıyla birleştiren sıradışı bir dinleme deneyimiydi. Bir evdeki bir odada ya da bir stüdyoda harika bir ses yaratmak başka bir şey, hareketli bir otomobilde istikrarlı bir şekilde harika bir ses yaratmak ise bütünüyle başka bir şey. Otomobiller titriyor, sonsuz farklı türde dış sese maruz kalıyorlar ve çalışmak için sınırlı alan sunuyorlar. Ama Volvo Cars bu zorluklara karşın başardı ve Bowers & Wilkins ile birlikte kabinin sınırlamalarını kendilerine fayda sağlayacak şekilde dönüştürdü ve her bir Volvo otomobilinin özel kabin ortamına mükemmel bir şekilde uyum sağlayan benzersiz bir dinleme deneyimi yarattı.

Sadece miktar değil, kalite

Bir Volvo’da özgün Bowers & Wilkins sesini başarılı bir şekilde üretmenin anahtarı dikkatli ayarlarda ve hoparlörlerin özel yerleşiminde yatıyor. Bir otomobildeki ses sisteminin ayarlanması saatlerce dinleme, çok sabır ve birçok uzman kulak gerektiriyor. Yeni 90 serisine entegre edilen 19 lüks hoparlörün ayarlanmasına ve konumlandırılmasına harcanan zamanı, çabayı ve uzmanlığı tahmin edebilirsiniz. Sadece en iyi malzemeler ve en iyi hoparlör teknolojisi kullanılarak üretilen her bir hoparlör, en iyi ses kalitesine ulaşmaya yardım etmek için otomobilde benzersiz bir konumda bulunuyor. Bu hoparlör konumları üzerinde üretimden önce yıllarca çalışıldı ve 50 yıllık ses uzmanlığıyla birlikte sayısız bilgisayar benzetimi de kullanılarak mükemmel ses ayarı bulundu. Ama bir kez mükemmel ayar bulunduktan sonra, kabinin sabit yapısı mühendislerin son derece hassas ayar düzeylerine ulaşmasına olanak tanıyor.
 
 Araçtaki 19 hoparlör içinde bir tanesi özellikle öne çıkıyor. Tweeter-on-Top (Üstte Tiz Hoparlör), Bowers & Wilkins’in en gelişmiş Hi-Fi hoparlörlerinde bulunan bir özellik ve daha önce hiçbir otomobil ses sisteminde kullanılmadı. Ön panelde stratejik olarak ortada konumlandırılan “Tweeter-on-Top” hoparlör yukarı ön cama doğru değil de kabine dönük duruyor. Bu da ön camdan akustik yansımayı en aza indirmeye yardım ediyor ve neredeyse bütün parazitleri önlüyor. Böylece daha ayrıntılı, saf ve gerçekçi olan üstün bir ses düzeyi elde ediliyor, özellikle de vokallerin üretiminde.

Mükemmellik için şekillendirilmiş bir ses

Tweeter-on-Top teknolojisine ek olarak yeni 90 serisi ses sistemi Bowers & Wilkins’in en bilinen yeniliklerini de içeriyor; Kevlar® hoparlör konileri. Kurşun geçirmez yeleklerde kullanılanla aynı malzemeden üretilen Kevlar® hoparlör konileri otomobillerde çok etkili çünkü bozulmayı önleyen ve eksen dışı performansı (yani hoparlörden doğrudan dinleyicinin kulağına gitmeyen sesi) iyileştirmeye yardım eden benzersiz dağılma özelliklerine sahip. Sistemde koni şeklindeki Kevlara ek olarak yankıları en aza indiren helezon şeklinde yayılma kanalları bulunuyor. Bu helezon şeklindeki kanallar Bowers & Wilkins’in bir başka efsanevi yeniliği, Nautilus hoparlörden ilham alıyor. John Bowers tarafından ölümünden hemen önce mühendislerine verilen talimata dayalı olarak, beş yıllık araştırma ve geliştirme projesinin sonucunda Nautilus hoparlör üretildi ve maliyeti ne olursa olsun mükemmelliğe mümkün olduğunca yakın bir hoparlör üretme amacını taşıyordu. Üzerinden yirmi yıl geçmesine rağmen hala Nautilus gibi görünen ve ses sağlayan bir hoparlör yok. 
Billur gibi sese katkıda bulunan diğer bir hoparlör tasarımı öğesi de yüksek kaliteli paslanmaz çelikten hoparlör kafesi. Son derece şık olmasının yanında, paslanmaz çeliğin sert özellikleri, titreşimi ve parazitleri azaltmaya yardım ediyor ve kafesteki delikler de hassas bir şekilde delinerek tam uygun düzeyde akustik saydamlık sağlanıyor. Bu da en büyük delikleri koninin ortasına yerleştirerek ve dışa doğru gittikçe delikleri yavaş yavaş küçülterek sağlanıyor. 

Son bir ayrıntı olarak ve Bowers & Wilkins’in “gerçek ses”inin sağlandığından emin olmak için, her otomobilin ses sistemi Bowers & Wilkins’in ev hoparlör sistemlerini ayarlayan mühendisler tarafından ayarlanıyor. Sistem ayarlandıktan ve sese onay verildikten sonra artık sevdiğiniz müzikleri dinlemeye başlayabilirsiniz. 

Elli yıldır öncü

Elli yıllık tavizsiz ses yenilikçiliğinin ardından, Bowers & Wilkins hala kendi özel yolundan gidiyor ve John Bower’ın sağlam ilkelerine bağlı kalıyor. Devrim yaratan yeni teknolojiler geliştirmeye verilen önemle birlikte moda ya da mevcut eğilimlere hiç aldırmamak şirketin yıllardır ses deneyimiyle ilgili araştırmalarda hep önde kalmasını sağladı.


Yenilikçilik arzusu, işçilik kalitesine verilen önem ve tasarımın fonksiyona uygun olmasını savunan sarsılmaz inançla, Bowers & Wilkins, Volvo Cars’ın İskandinav tasarım felsefesine mükemmel bir şekilde uyuyor. Sadece bu da değil, ikisi de aynı maceracı ruha sahip. Volvo Cars ve Bowers & Wilkins. Sesin bir araya getirdiği iki öncü. 

MAKALELER

DİĞER ÖYKÜLERİMİZİ DE KEŞFEDİN

Volvo dünyasından en beğendiğimiz makaleleri, röportajları ve filmleri bir araya getirdik. Keyfini çıkarın!