ŞEHİR

Objektifin ardında: XC40 Oslo'da

Fotoğrafçı Sam Christmas ile Oslo'da şık, pratik XC40'ın hem yardımcı hem de yıldız olduğu bir fotoğraf çekimine katılıyoruz. 

 

FOTOĞRAFLAR: BRUCE HORAK VE SAM CHRISTMAS

Volvo XC40'ta fotoğraf aletleri için çok yer var.


İç alan fotoğrafçı Sam Christmas için genelde yetersiz kalan bir şey. Öncelikle, 1.93'lük boyuyla Sam bazı otomobillere pek kolay sığmıyor. Barbour, Edwin Jeans ve GQ gibi markalar için çalışan bir fotoğrafçı olarak da birçok büyük, tuhaf şekilli alet taşıması gerekiyor. Sadece kameralar değil; piller, kutular, flaşlar, ışıklar ve tripodlar fotoğrafçının yanında bulundurması gereken aletler. Sam ve asistanı Bruce Horak'a Oslo'da yeni XC40'ın çekimlerinde katıldığımızda bütün bunlar ve daha birçok şeyle doluydu XC40.

 

Neyse ki XC40 geniş alana ve çokyönlülüğe sahip ve bunu nispeten küçük dış boyutlarıyla başarıyor. Sam'in bütün aletleri kolayca sığıyor ve bu da iyi çünkü ilk durağımız Oslo'nun Torshov semtindeki bir fotoğraf ve film stüdyosu. Buradan da ek ışık ve kamera aletleri alıyoruz. XC40'ın geniş bagaj ağzı ve düz bagaj tabanı Bruce kutuları ve çantaları otomobile yerleştirirken büyük kolaylık sağlıyor. Otomobile bir şeyler yüklemek ve indirmek elektrikli çalışan, elsiz kullanılabilen bagaj kapağıyla daha da kolay hale geliyor. Otomobilin uzaktan kumandası, bagaj kapağı ya da ön paneldeki bir düğmeyle bagaj kapağını açıp kapatmamız mümkün; hatta arka tamponun altına hafifçe tekme atar gibi bir hareketle de yapabiliyoruz. Elinizde kamera aletleri gibi büyük eşyalar olunca çok kullanışlı.


Bir yerden bir yere dolaşırken XC4O hem geniş alan sağlayan hem de çokyönlü hale getiren akıllı eşya özelliklerini bütünüyle kullanıyoruz. Katlanır bagaj tabanı son derece kullanışlı çünkü değişen ihtiyaçlara göre farklı şekillerde ayarlanabiliyor. Bu, Sam için her türlü şekildeki ve büyüklükteki takımlarını düzenli bir şekilde tutabilmenin harika bir yolu. “Gerçekten kullanışlı,” diyor Sam. “Hassas eşyaların güvenli bir şekilde durabileceği ve diğerlerinin de kolayca erişilebileceği şekilde ayarlayabiliyorsunuz. Ayrıca büyük ve küçük eşyaları ayrı tutabilmek anlamına geliyor.” Bagaj tabanını çıkarmak da mümkün ve böylece yüksek, çok yer kaplayan eşyalar için alan yaratılabiliyor.

 

Kabinin ön bölümündeki eşya yerleri de aynı derecede etkileyici ve Sam de sıradışı bir şekilde büyük kapı ceplerine övgüde bulunuyor: “Ön kapı cepleri inanılmaz bir şekilde büyük,” diyor. “Gerçekten kullanışlılar çünkü otomobile çok inip bindiğinizde dizüstü bilgisayar gibi eşyalarınızı oraya koyabiliyorsunuz.”


XC40’ın içinde Oslo’da gezinirken, orta konsolu Sam’in dünyasının bir uzantısı haline geliyor. Torpido gözünden açılan bir çengel, gerekli malzemeleri içeren torbayı düzgün bir şekilde tutmayı sağlıyor ve otomobilin atak yol tutuşunun tadını çıkarırken sağa sola savrulmalarını önlüyor. Kol dayama yerinin altındaki büyük bölme uzun bir zoom objektifini ve bir kaç tane hard diski koymak için kullanışlı bir yer haline geliyor ve vites kolunun önünde de Sam’in telefonunun duracağı ve aynı zamanda kablosuz olarak şarj edilebileceği bir yer var. XC40’ın içi çok iyi düşünülmüş diyor Sam: “Her şey için yer var ve böylece aradığım şeyi kolayca bulabiliyorum.” Bu da çok faydalı oluyor çünkü çekimler çok dikkatli bir şekilde planlanmasına rağmen, Sam’in yaklaşımı “yolda karşılaştığın olasılıklara hazırlıklı ol”. XC40 bu tür anında karar vermeyi gerektiren durumlara olanak tanıyor.

Şehrin içinde gezinirken, Sam XC40’ın güzel yönlerini anlatıyor: “Benim için ideal boyutlarda bir otomobil. Bütün eşyalarımı alacak kadar yer var ama park yeri bulmayı zorlaştıracak kadar da büyük değil,” diyor. “Hem pratik hem de eğlenceli olmayı başarıyor. Çok beğendim.”