ŞEHİR

XC40: Oslo edit

Norveçli tarz blogger’ı ve içerik yaratıcısı Fredrik Risvik Oslo’da İskandinav tarzı ve teknolojisiyle ilgili konuşmak üzere bize katılıyor; yeni XC40 da kılavuzumuz.


METİN: LEO WILKINSON | FOTOĞRAF: SAM CHRISTMAS

 

Volvo XC40 ile Oslo’nun merkezinde gezinirken “Teknoloji, özellikle de telefonlarımız birçok yeni olanak sağlıyor,” diyor Fredrik Risvik. “Örneğin, yeni bir şehre gidiyorsam, büyük ihtimalle Instagram’ı kullanarak orada yaşayan bir yemek ya da tarz blogger’ını takip ediyorum nereye gideceğimle ilgili fikir edinebilmek için.”

Etkili bir tarz blogger’ı ve içerik yaratıcısı olan Fredrik de minimalist İskandinav tarzına yaklaşımıyla tanınıyor. Bugün, XC40 ile yeni yerler arıyor ve arkadaşlarıyla buluşuyor. Teknoloji konusunu açıyor. “İşimin çoğunu telefonumda yapıyorum,” diyor. “Sosyal medya hesaplarım ve emaillerimi her yerden kontrol edebiliyorum. Fotoğrafları telefonumu kullanarak çekiyorum ve kamera ile resim kontrolleri de orada, hazır. Ayrıca telefonum evde müziğim ve televizyonum için uzaktan kumanda görevi görüyor. Her şeyi yapabilen bir teknolojik ürüne sahip olmak her şeyi kolaylaştırıyor.”

Fredrik konuşurken, XC40’taki mükemmel akıllı telefon entegrasyonu ve sezgisel uygulamalarıyla teknolojisi söylediklerini kanıtlıyor. Otomobilin Sensus Navigasyon sistemi bu kalabalık şehirde yol olmayı çok kolay hale getiriyor, büyük orta ekranda bize net bir şekilde kılavuzluk ediyor nerede olduğumuzu harika bir şekilde gösteriyor. Bir yerden bir yere gezerken de, Sensus Connect paketinin bir parçası olan Park & Pay uygulaması boş park yeri bulmamıza ve ödemesini yapmamıza yardım ediyor.


Norveç’in en büyük üçüncü şehri olan Stavanger’de yaşayan Fredrik, Oslo’yu yılda üç dört kez ziyaret ediyor. “Çalıştığım markaların çoğu uluslararası,” diyor. “Bu nedenle aslında Londra ve Stockholm’de, Oslo’ya göre daha fazla zaman geçiriyorum.”

Hemen etrafımızdaki olanları bulmak XC40’taki uygulamalar sayesinde kolay.  Wikilocations hemen yanımızda bulunan yerler hakkında ilginç bilgiler veriyor ve böylece şehrin kültürü ve tarihini daha iyi öğrenebiliyoruz. Google Local Search ya da Yelp’i kullanarak bir şeyler yiyebileceğimiz ya da görebileceğimiz yerleri keşfedebiliyoruz, ayrıca insanların bunlarla ilgili değerlendirmelerini okuyabiliyoruz. Fredrik arkadaşıyla konumunu ya da gideceği yeri paylaşmak isterse de, entegre Glympse uygulamasını kullanarak telefonuna bir link gönderebiliyor. Bütün bunlar güvenli bir şekilde ve en az çabayla, otomobilin dokunmatik ekranı kullanılarak yapılıyor.

Sosyal medya kanalları ve web sitesinden de güzel bir şekilde anlattığı gibi, Fredrik’in modaya ve sade, dağınık olmayan tarzdaki iç bölümlere tutkusu var. Bu nedenle XC40’ın kabini, harika tasarımı neyin temsil ettiğini düşündüğüne konu geldiğinde, uygun bir ortam olarak görünüyor. “En iyi modern İskandinav tasarımı rahat ve minimalistik,” diyor. “Kalıcı ve fonksiyonel olan şeyler önemli.”


“XC40’taki uygulamalar sayesinde o anda etrafınızda bulunanlar hakkında daha fazla bilgi bulmak kolay”


Modern, yüksek binaların bulunduğu bir bölge olan Barcode semtinde bir fincan kahve ve Norveç’in Skolebrød kurabiyesi (Fredrik’in en büyük zevklerinden) için duruyoruz. Kafenin konforundan Volvo On Call uygulamasının Send to Car fonksiyonunu kullanarak sonraki gideceğimiz yeri Sensus Navigasyona yolluyoruz. Fredrik’in eski çalışma arkadaşlarından birinin ortağı olduğu özel bir erkek giyim mağazasına gidiyoruz. Yolda, Barcode semtinin keskin, geometrik yapılarından Oslo’nun daha karışık mimari tarzları bir araya getiren merkezine doğru giderken, Fredrik seçtiğimiz şeyleri neden seçtiğimiz üzerinde konuşuyor. “Bugünlerde teknoloji sayesinde, neredeyse her şeye erişimimiz var ve seçilebilecek çok şey var,” diyor. “Bu nedenle, bilgili bir tercih yapmak ve o şeyi en iyi yapan şirketin ürününü seçmek önemli.”

Oslo’da geçirdiğimiz gün biterken, şehri gezmek için yeni XC40’tan daha iyi bir otomobil bulunmadığı sonucuna varmaktan kendimizi alamıyoruz.